Aile ve Toplum

FITRi CAZİBENİN ETKİSİ / Yahya islambuli

şahidümmetfıtricazibe
avatar
Written by sahidummet

Allah’ın adıyla;

“Yine O’nun âyetlerindendir ki, sizin için nefislerinizden kendilerine ısınırsınız diye eşler yaratmış, aranıza bir sevgi ve merhamet koymuştur. Şüphesiz ki bunda düşünecek bir kavim için nice ibretler vardır.”[1]

Bütün canlılarda olduğu gibi insan da erkek ve dişi olmak üzere çift yaratılmıştır. Kuran bu gerçeği şu ayeti kerime ile ortaya koyar; “Her şeyi çift (erkek-dişi) yarattık ki düşünüp ders alasınız.”[2] Her canlının çift olarak yaratılmasının yanında, çiftlerin birbirlerine yakınlık kurmalarını, etkilenmelerini sağlayacak bazı unsurlar da fıtrata yerleştirilmiştir. Fıtrat kanunu gereği biri ötekinin etkisine ve cazibesine maruz kalır. Cinsler arasındaki bu ilgi belli bir döneme has değil bilakis hayatı boyunca onunla beraber varlığını sürdürür. Fıtri olması bu anlamdadır. Ondan asla kaybolmaz. Onun bir parçasıdır.

Peki bu durum ne anlam ifade eder ? Bu ona sadece zevk ve eğlence için mi verildi ? Yoksa bu fıtrilik daha yüce gayelere mi matuftur ?

Cinsel hissin varlığı

İnsana verilen bu cinsi cazibe etkisi, bütün canlılarda görülmektedir. Hayvanlar aleminde de gözlemlenen bu his iki şekilde tezahür eder;

Birincisi; türlerin çoğalması. Allah azze ve cellenin kanunlarından bir tanesi de sebepler çerçevesinde türlerin çoğalmasıdır. Ki bu mesele insanoğlu açısından hayatı bir öneme sahiptir. Çünkü her canlı türü insanoğlunun hayatını idamesi için yaratılmıştır. Çoğu zaman nesli tükenmekte olan canlıların en gelişmiş laboratuarlarda üremeleri sağlanmaktadır. Ya da bazı koruma tedbirleri alınarak canlıların muhafazası gündeme gelmektedir.

İkincisi; şehevi hislerin tatmini. İnsana yahut hayvana verilen bu bir tadımlık zevk ve lezzet, ağızlara bir parça bal çalma kabilindendir. Canlılara verilen bu lezzet, görevini yapmaya teşvik şeklinde, çocuğa verilen şeker kabilinden bir hediyedir.

İnsana verilen bu duygular ise yaratılmışların en şereflisi olması hasebiyle daha yüce gayelere matuftur.. Batı dünyası, insanı insan olmaktan çıkarıp adeta hayvanların derekesine düşürmüş ve şehvetini tatmin etmekten başka gayesi olmayan bir yaratık haline getirmiştir. Böyle bir durumda kadın ve erkeğin fıtratına uygun olan durum hangisidir. Biraz da bu mesele üzerinde duralım.

Kadın-Erkek Birlikteliği

Kadın ve Erkeğe verilen,birbilerinden etkilenme durumu bazı hikmetlere matuftur. İslam dini bu etkileşimi evlilik yoluyla tamamlar. Fıtri olan bu isteklerin ve eğilimlerin her iki cins arasında evlilik yoluyla tatmini söz konusudur. İşin burasında İslam’ın yüce gayesi ortaya çıkmaktadır. Eğer sadece cinselliğin tatmini söz konusu olsaydı bu eğilim evlilik dışı ilişkilerle de çözüme kavuşturulurdu. Lakin bu durum insanlara ait bir vasıf değil hayvanlara ait bir vasıftır. Hayvanlar arasında evlilik durumu söz konusu değildir. Akıl ve irade sahibi insanın birlikteliği ulu orta değil, bir edep içerisinde gerçekleşir. Edep üzere gerçekleştirilen bu birlikteliğin adı evliliktir. Evlilik birçok hikmetleri bünyesinde barındırmaktadır.

1-Cinsler arasındaki fıtri yakınlaşmanın ve ilginin meşru olarak giderilmesi

2-Evlilik yolu ile yaratılışın gereği olan neslin çoğalmasının sağlanması

3-Aile müessesesinin kurulması

4-Toplumsal birlikteliğin meşru ölçülerle ortaya koyulması

5-Milletler arası ilişkilerin düzenlenmesi

Evet, evlilik meselesi aslında uluslar arası ilişkilerin temelini sağlayan en önemli mekanizmadır. Eğer evlilik meşru temeller üzerine bina edilirse, dünya düzene girer. Eğer evlilik yoksa, dünyada düzensizlik baş gösterir. Nesillerin devamı sağlanamaz. Kadın erkek nüfusunda dengesizlik olur. Bazı bölgelerde kadın nüfusu ile erkek nüfusu arasında uçurumlar meydana gelir. Ve bunun neticesinde cinsel sapkınlıklar, gayri meşru ilişkiler meydana gelir. Anne ve babası belli olmayan nesiller türer, bunun sonucunda toplumda birçok tahribatlar meydana gelir.

Anne-baba, amca-dayı, dede-nine, hala-teyze gibi akrabalık ilişkilerinin sağlanması meşru evlilik yoluyla gerçekleşir. Eğer evlilik olmaz ise, bu olguların hepsi tahribata uğrar. Nesil fesada girer. İnsanlar arası ilişkiler zedelenir. Huzur kalmaz. Oysa ki, huzurlu bir toplum huzurlu ailelerden, huzurlu aileler huzurlu bireylerden oluşur.

Sıkı Bir Beraberlik

Belki bu cazibenin insanoğlunda kuvvetli bir şekilde olmasının sebebi, kadınla erkeği birbirine sımsıkı bağlamak içindir. Onları uzun bir zaman birbirleriyle ilgilenmeye mecbur etmek ve aralarındaki münasebetlerin müddetini uzatmak, yani onları medeni bir hayata ulaştırma gayesi gütmektedir.

Bu durum insanoğlunu diğer canlılardan ayıran önemli bir unsurdur. Medeni bir hayatı gerçekleştirme gayesi sadece insana has bir durumdur. Cinsel cazibenin insanda tezahür eden önemli yönlerinden bir tanesi de bu gayeye matuftur.

Bu beraberlik müddetince kadın ve erkek birbirlerine sarılacak, hayatın bütün zorluklarına karşı birbirlerini destekleyecek, daimi bir şekilde birbirleriyle alakaları olacak ve yardımlaşacaklardır. Birbirlerinin dertleriyle dertleneceklerdir.

Allah azze ve celle bu hakikati şu şekilde ortaya koymaktadır;

“Mü’min erkekler de, mü’min kadınlar da birbirinin velîleri (dostları ve yardımcıları) dir. Bunlar (insanlara) iyiliği emrederler, (onları) kötülükten vaz geçirmeye çalışırlar, namazı dosdoğru kılarlar, zekâtı verirler, Allaha ve Resulüne itaat ederler.İşte onlar, Allah’ın kendilerine (âhirette de) merhamet edeceği kimselerdir. Şübhesiz ki Allah, Azîz (kudreti dâimâ üstün gelen)dir, Hakîm (her işi hikmetli olan)dır.”[3]

İki tür bağlılık

Erkek ve kadın birbirlerine iki tür bağlılık ile sınırlandırılmışlardır. Onlar arasındaki bağlılığın bir türü(behimi) şehevi bağlılıktır ki bu, sadece insan neslinin korunmasına sebep teşkil etmektedir. Diğer tür bağlılık ise beşeridir. Bu da her birinin kabiliyetlerine uygun, umumi hayatın hedefine ermeleri için onları işbirliğine götüren bir bağlılıktır. Cinsi arzu, erkek ve dişi arasındaki işbirliğinin başarılması yolunda vasıta ve bağlayıcı bir güçtür. Şehevi ve beşeri faktörler insanı sadece medeniyetin gelişip korunmasına çalışmaya zorlamamakta, aynı zamanda bu fonksiyonun idamesi için gerekli olan insan gücünü de ortaya çıkarmaktadır.

Bu açıdan bakıldığında medeniyetlerin başarılı ve sağlam temeller üzerinde durması insanın doğasında olan bu iki unsurun sağlıklı olmasına bağlıdır. Yani Kadın-erkek ilişkisinin şehevi ve beşeri yönünün fıtrata uygun ve sağlıklı olmasına bağlıdır.

Sonuç olarak cinsel cazibenin insanoğluna verilmesini şu şekilde özetleyebiliriz;

1-Kadın ve erkek arasında bir ünsiyet(yakınlık)

2-Meşru sınırlar içerisinde cinsel arzuların tatmini

3-Aile müessesesinin teşkili ve buna bağlı olarak insanın yetiştirilmesi

4-Gayri meşru ilişkilerin doğurduğu tahribatı önlemek/ Cinsler arası fesadın önüne geçmek

5-Yeni bir medeniyetin temelini atmak / Medeniyeti sağlamlaştırmak, faydalı hale getirmek

6-Dünya ve ahiret saadeti

Allah azze ve cellenin biz insanoğlunun fıtratına yerleştirdiği cinsel arzuların böyle yüce bir gayeye matuf olduğunu İslamiyet ortaya koymaktadır.

Selam ve dua ile.

[1] 30 Rum 21
[2] 51 Zâriyât 49
[3] 9 Tevbe 71

 

Şahid Ümmet Dergisi – Yıl:1 – Sayı:2 – Ocak 2015

About the author

avatar

sahidummet

Leave a Comment