Aile ve Toplum

EDEPLİ BİR GENÇLİK UMUDUMUZDUR ! / Zeynep Bağdat

şahidümmetedep
avatar
Written by sahidummet

Güzel ahlak üzerine gönderilen Peygamberin ümmeti olarak ne haldeyiz. Beşeri ideolojiler, gelişen teknoloji, çağdaşlaşan beyinler bizim edep ve haya çizgimizi ne hale getirdi. Bu memlekette utanan,sıkılan, konuşurken kızaran gençlere tuhaf bakılır oldu. Neredeyse utanan gençler acınacak duruma geldi. Cahil, a-sosyal gibi lakaplar takılır oldu.

Peygamberimiz (sallallahu aleyhi vesellem) hayadan bahsederken “O imandandır”[1] buyurmuştur. Bu hadis bizleri ikaz ediyor. Utanma duygusunu kaybeden imanını da kaybeder.

Şehid(inşaallah) Seyyid Kutub (r.a) bu konu da şöyle diyor;

“İman kaybından daha büyük bir kayıp olabilir mi ? Kainatta Allah’ın insanlara sunduğu en büyük nimet iman nimetidir. Onu kaybettikten sonra geriye ne kalır şu dünyada?” demiştir.

Edeb ve hayanın temeli imana dayanır. Peygamberimiz(sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurmuştur;

“Mü’min ayıplamaz, lanet etmez. Çirkin söz söylemez ve hayasız da değildir.”[2]

Edeb ve haya mü’minin özelliğidir. İmanımızı sağlamlaştırmak istiyorsak  edeb ve hayamızı sağlamlaştırmak zorundayız.

Peygamberimiz (sallallahu aleyhi vesellem) başka bir hadiste şöyle buyurmuştur;

“Eğer utanmıyorsan dilediğini yap.”[3]

Bu hadis bize şunu göstermektedir; Eğer bir insan edebini yitirirse, her türlü kötülüğü yapmaya müsait bir hal alır. Edep ve haya, insanı her türlü kötülükten ve şeytani arzulardan uzak tutar.

Ebu Said el Hudri ; “Resulullah aleyhisselam, evindeki bakire kızdan daha çok haya sahibi idi.”[4] Demiştir.

Edebiyle evinde oturan kızdan daha hayalı bir Peygamber’in (sav) Ümmetiyiz. Edebi ve hayayı kaybeden bir ümmet, yok olmanın eşiğine gelmiştir. Peygamberimiz (sallallahu aleyhi vesellem) edeb mektebinde yetişen güzide sahabelerin edebiyle edeplenmemiz gerekmektedir. O’nun kendi dönemi için en hayırlı nesil dediği “Sahabe nesli” örneğimizdir. Allah onlardan razı olsun ki, bu dinde eksik kalacak hiçbir şey bırakmadan gittiler. Kapanmayacak çığırlar açtılar.

Peygamberimiz (sallallahu aleyhi vesellem),Hz.Osman’a özel bir değer vermiş kendisini ziyarete gelen Hz.Ebubekiri ve Hz.Ömeri rahat bir şekilde karşıladığı halde, Hz.Osman geldiğinde hemen derlenip toparlanmış bunun sebebi sorulduğunda ise ; “Meleklerin bile haya ettiği insandan benim haya etmemem doğru olmaz.” Buyurmuştur.[5]

Allah subhanehu ve teala bir ayeti kerimede ;

“İman edenler arasında kötülüğün ve hayasızlığın yayılmasını isteyenler ve sevenler için dünyada da ahirette de elim bir azap vardır.” [6] Buyurmuştur.

Unutmamız gereken başka bir hadiste ; “Her dinin kendine has bir ahlakı vardır. İslamın ahlakı da hayadır.”[7] Buyrulmuştur.

İslam ile hayanın arasını açanlara fırsat vermemiz lazım. Bu konuda bütün Müslümanlar sorumludur.

Günümüz çağdaş ve modern zihniyetin istediği edebsiz, hayasız, ardamarı çatlamış bir neslin olmasıdır. Bu tehlikeyi bir kenara atıp görmezden gelemeyiz. Çünkü biz ümmeti Muhammediz (sallallahu aleyhi vesellem).

Bu ümmet edeb ve haya sahibi gençlerin varlığı ile düzlüğe çıkar. Sarp yokuşlar onların varlığı ile aşılır. Hayasız bir nesil ise, ümmeti uçurumlara sürükler.

Mehmet Akif’in şu dizelerine kulak verelim;

“Ne ibrettir kızarmak bilmeyen çehren,

Bırak tahsili kardeşim git önce edeb-haya öğren.”

Sıralama hatası yapmayalım. Tahsilden önce edeb ve haya vermeliyiz.

Edebli bir gençlik umudumuzdur.

Edebli bir ümmet hayalimizdir.

Velhamdulillahi Rabbil alemin.

Selam ve dua ile.

[1] Buhari, İman, 16
[2] Tirmizi
[3] Buhari
[4] Buhari, Müslim
[5] Ahmed b.Hanbel, Müsned 1/71
[6] 24 Nur 19
[7] İbn Mace, Zühd 17

 

 

Şahid Ümmet Dergisi – Yıl:1 – Sayı:2 – Ocak 2015

About the author

avatar

sahidummet

Leave a Comment